
ANKAGÜCÜ! Sahnede değil, sahada yazarız destanı. Sarı-Lacivert ruhumuz, titretiyor stadı. Azim, hırs ve o Anka ruhu bizi korur, Bu şehir bizim, bu meşale sönmez, bizi kim durdurur? ANKAGÜCÜ! Gözdağı verilir, rakip bunu bilir.
Çıktık tünele, duyduk o sesi, tribün coşuyor, Ankara'nın kalbi bizimle atıyor, hava ısınıyor. Formanın ağırlığı, o tarih omuzumuzda, Her pas bir emir, her atak bir savaş, hepsi hafızamızda. İlk düdük çaldı, artık geri vites yok, Maraton bağırıyor: "O top ağlara girecek, şüphe yok!" Doksan dakika ter, doksan dakika pres, ölümüne koşarız, Bizim sahamızda oynamak mı? Bunu size çok pahalıya satarız!
Bakmayın öyle kağıt üstündeki o istatistiklere, Bizim hırsımız tutmaz, gelin bir de o azimi görün filelere. Rakip mi dedin? Onlar sadece birer engel, Biz Anka'yız, küllerimizden doğarız, farkımız bu gel gör. Taktiğiniz neyse, bir hamlede çözeriz biz o şifreyi, Çift forvet, bek mi? Fark etmez, kapatırız her bir cepheyi. Gözlerinizde korku, ayaklarınızda titreme, hissedin, Üç puan masada değil, sahada alınır, bunu not edin! Islıklar size, alkışlar bize, biz bu oyunun ustası, Ankagücü adı yeter, bu bizim zafer imzası.